Emlak bildirimi süresinde verilmezse ne olur?


    

Çok kişinin de bildiği gibi, emlak vergisinde beyanname olayı kaldırıldı. Yerine “Emlak Vergisi bildirimi” getirildi. Yeni düzenleme ile gayrimenkul sahiplerinden genel beyan esasına göre dört yılda bir beyanname alınması uygulaması da kaldırılmış, sadece, vergi değerini tadil eden nedenlerin bulunması halinde, Kanun’da belirtilen süreler içinde emlak vergisi bildirimi verilmesi zorunluluğu getirilmiştir.
Bildirimin süresinde verilmemesinin yaptırımı ise, Emlak Vergisi Kanunu’nun 32. maddesinde yer alıyor.

Bildirim verilmesi gereken durumlar
Vergi değerini tadil eden sebepler, Emlak Vergisi Kanunu’nun “Vergi Değerini Tadil Eden Sebepler” başlıklı 33. maddesinde sayılan ilk yedi fıkrası emlak vergisi bildirimi verilmesini gerektiriyor.
1. Yeni bina inşa edilmesi, mevcut binalara ilaveler yapılması veya asansör veya kalorifer tesisleri konulması.
2. Bir binanın yanması, yıkılması suretiyle veya sair sebeplerle tamamen veya kısmen harap olması veya binada mevcut asansör veya kalorifer tesislerinin kısmen veya tamamen kaldırılması.
3. Bir binanın kullanış tarzının tamamen değiştirilmesi veya bir binanın ikamete mahsus mahallerinden bir kısmının dükkan, mağaza, depo gibi ticari ve sanat icrasına mahsus mahaller haline kalbedilmesi.
4. Arazinin hal ve heyetinde değişiklik olması;
a) Arazinin fidanlandırılması veya ağaçlandırılması, bağ haline getirilmesi,
b) Fidanlı, ağaçlı veya kütüklü bir arazinin tarla haline getirilmesi veya gelmesi,
c) Tarım yapılan bir arazinin tarıma elverişsiz hale gelmesi,
d) Tarım yapılmayan bir arazinin tarıma elverişli hale getirilmesi,
e) Arazinin parsellenmek suretiyle arsalar haline getirilmesi,
5. Bir binanın mütemmimi durumunda olan arazinin mütemmimlik durumundan çıkması veya bir arazi ve arsanın bina mütemmimi durumuna girmesi,
6. Bir bina veya arazinin taksim veya ifraz edilmesi veya mükellefinin değişmesi (Araziden bir kısmının istimlak edilmesi de ifraz hükmündedir.).
7. Müteaddit arazi ve arsaların tek bir arazi ve arsa haline getirilmesi veya müteaddit hisselere ayrılmış olan bir binanın bütün hisselerinin birleştirilmesi.

Bildirimde bulunma süresi
Emlak Vergisi Kanunu’nun “Bildirim Verme ve Süresi” başlıklı 23. maddesine göre, Emlak Vergisi bildiriminin;
- Yeni inşa edilen binalar için inşaatın sona erdiği veya inşaatın sona ermesinden önce kısmen kullanılmaya başlanmış ise her kısmın kullanılmasına başlandığı,
- Emlak Vergisi Kanunu’nun 33. maddesinin 1 ila 7 numaralı fıkralarında belirtilen ve yukarıda sayılan vergi değerini değiştiren sebeplerin ortaya çıkması durumlarında da, değişikliklerin ortaya çıktığı,
bütçe yılı içerisinde gayrimenkulün bulunduğu yerdeki ilgili belediyeye verilmesi gerekiyor.
Ancak, yukarıda belirtilen değişiklikler bütçe yılının son üç ayı içinde ortaya çıkarsa, bildirim, değişikliklerin doğduğu tarihten itibaren üç ay içinde ilgili belediyeye verilecek. Örneğin, 10.04.2009 tarihinde inşaatı biten ve fiilen kullanılmaya başlanılan bir bina için bildirimin, 31.12.2009 tarihine kadar; 22.12.2009 tarihinde satın alındığı varsayılan bir arsa için bildirimin, yıl sonuna üç aydan az süre kaldığı için, alındığı tarihten itibaren “üç ay içinde” yani 22.03.2010 tarihine kadar verilmesi gerekiyor.

Süresinde bildirimde bulunmamanın cezası
Süresinde, bildirimde bulunmayanlar, emlak vergisini cezası ve gecikme faizi ile birlikte ödemek durumunda olurlar.
Emlak Vergisi Kanunu’nun 32. maddesine göre; emlak vergisi bildirimini süresinde vermeyen mükellefler adına vergi, idarece (belediyece) tarh edilir ve idarece yapılacak bu tarhiyatta, her yıla ilişkin vergi değeri (matrahı) EVK’nın 29. maddesi dikkate alınarak hesaplanır. Bu hükme göre yapılacak tarhiyatta vergi ziyaı söz konusu olacağından, tarh edilecek vergiye vergi ziyaı cezası uygulanacaktır. Ancak, mükellefiyetin başladığı yıl için vergi ziyaı cezası ile ikinci derece usulsüzlük cezasından miktar itibariyle fazla olanı, diğer yıllar içinse sadece vergi ziyaı cezası kesilecektir. Örneğin 2008 yılında satın alınan gayrimenkule ait emlak vergisi bildiriminin Eylül 2010’da verilmesi halinde, mükellefiyetin başladığı 2009 yılı için bu yıla ait ikinci derece usulsüzlük cezası ile vergi ziyaı cezasından miktar itibariyle fazla olanı, 2010 yılı içinse sadece vergi ziyaı cezası kesilecek.
Emlak vergisinde VUK’un 371. maddesinde yazılı pişmanlık hükümlerinden yararlanılamaz. Özellikle, bildirimde bulunduktan sonra, pişmanlık talebi ile yeni bir bildirimde bulunma olanağı yok.

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <img> <b> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Son yorumlar